“Evveli, âhiri, zâhiri, bâtını selâmlarım. El-Evvelü Allah, El-Âhiru Allah, Ez-Zâhiru Allah, El-Bâtınu Allah. Sâhib’i selâmlarım. Sâhib-i Hakîkî’yi selâmlarım. Sağımı, solumu, önümü, ardımı selâmlarım. ‘Levlâke Sırrının Mazharı’nı selâmlarım. Vâlidesini, Hatîce Vâlidemi, Fâtıma Vâlidemi selâmlarım. Cihâr-ı Yâr-ı Güzîn’i selâmlarım. Erkân-ı Erbaa’yı: Selmân’ı, Mikdâd’ı, Ammâr’ı, Ebû-Zerr’i selâmlarım. İmâmeyn-i Muhteremeyn’i selâmlarım. Tâife-i ecinnîyi selâmlarım, müminlerini ve müslimlerini. Ve sizi selâmlıyorum.” 22 Kasım 1975’te Aydınlar Ocağında Dostluk Üzerine yaptığı o meşhur konuşmasına bu selamlama ile başlıyor İrfan Fethi Gemuhluoğlu, nâm-ı diğer Fethi Ağabey. O sohbetin bereketinden nasiplenmek adına biz de bu naçiz yazıya aynı selamlama ile girizgâh etmek istedik. Malum, Fethi Ağabey için nice yazılar yazıldı, nice anma toplantıları düzenlendi, nice kitaplar çıktı. O’nun hakkında gerek matbuatta gerekse...