Ana içeriğe atla

Kayıtlar

M. ENSAR ÖZDEMİR etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BAHAEDDİN ÖZKİŞİ - M. ENSAR ÖZDEMİR

Hakkında yazılıp çizilenler bir elin parmağını geçmediğinden biyografik bilgi dışındaki malumatlara maalesef sadece birkaç arkadaşı, dostu ve eşi sayesinde ulaşabildiğimiz ve Türk edebiyatında hak ettiği değeri bulamadığına inandığımız Bahaeddin Özkişi hakkında, özellikle ‘ben edebiyatla ilgileniyorum, hikâye okuyorum’ deyip de adını dahi duymamış olanlara ithafen bir yazı yazma ihtiyacı hissettik. Öncelikle teknik bilgi mahiyetinde birkaç cümle ile anlatmak gerekirse Bahaeddin Özkişi 1928'in Haziran ayında İstanbul'un Fatih semtinde dünyaya geldi. Babası Manisa'nın Demirci İlçesi'nin Nakşi şeyhlerinden Hacı Halit Efendi'nin oğlu, Fatih müderrisi Ömer Lütfi Efendi'dir. İlkokulu İstanbul'da 20. Yıl İlkokulunda (1939) okudu. Şimdiki adı Ahmet Rasim Lisesi olan Karagümrük Ortaokulundan (1942) mezun olduktan sonra Sultanahmed Sanat Enstitüsü'ne kaydoldu. İlk yazılarını bu okulda gerçekleşen patlamadan dolayı ölen ve yaralanan arkadaşlarından etkilene...

"SOKAKTA" - M. ENSAR ÖZDEMİR

Ankara'daki bir vakıf yurdunda uzayıp giden kışa karşı dostlarımız bizi yalnız bırakmıyor bir elimizde çay bir elimizde kitapla hiç gelmeyecek gibi görünen baharı bekliyorduk. Okuyacağımız kitapları gazete okur gibi bir çırpıda okuyup kenara atmamak, üzerine konuşup tartışmak gayesiyle az sayıda öğrencinin oluşturduğu bir grupla her hafta okuyacağımız kitapları belirleyip okuyup ardından tahlilini yapıyorduk. Bir gün ortaya atılan Bahaeddin Özkişi ismi mukabilinde, önce "Köse Kadı" adlı romanı ardından 1975 yılında yayımladığı ve aynı yıl Peyami Safa Roman Yarışması’nda başarı ödülü alan "Sokakta" adlı romanını okumuştuk. İstanbul'daki dostum Enbiya'nın sahaflar çarşısından alıp Cihan'a ve bana armağan ettiği baskısı elime geçince tekrar okuma fırsatı bulmuştum. Okumaya başladığımda ise sanki ilk defa okuyormuşçasına kitabın sonunu merak ediyor sayfalar akıp gittikçe hikâyenin içinde kaybolup kâh komiser kâh arkadaşı oluyordum. Hikâye DEĞİŞİM...

GURBET ELDE BİR HÂL - M. ENSAR ÖZDEMİR

Üniversite son sınıfa geçtiğim yaz Almanya'da amcamın evinde kalıyordum. Almanya'ya dil öğrenmek amacıyla gitmiştim ancak kursların tarihi Türkiye'deki tatillerle uyuşmadığı için seyahatim turistik bir geziye dönmüştü. Muhabbet eksikliğinin, dost hasretinin artık çekilmez olmaya başladığı vakitlerdi. O günkü tek fark kısa sürecek olsa da emmioğluyla çıkacak olduğumuz yolculuktu. Rotamız Hollanda'nın başkenti Amsterdam. Kalacak yerimiz belli değil. Sırt çantalarımızı hazırlayıp sabah vakti harekete geçtik. 2 saatlik bir yolculuğun ardından Amsterdam şehrine giriş yaptık. Arabayı merkeze en yakın otoparklardan birine park edip oranın en ünlü meydanı olan Dam Meydanı'na doğru yürümeye başladık. Amsterdam şehri pek de temiz olmayan kanallarla bir ağ gibi sarılmıştı. Her ne kadar kanallar temiz olmasa da turistlerin dikkatini çekiyor ve turistler kano ile düzenlenen şehir turlarına katılıyorlardı. Bu turlar 2 saat kadar sürmekte olup şehrin neredeyse tamamın...