Ana içeriğe atla

Kayıtlar

FAZLI BAYRAM etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BORÇLANDIRILMIŞ İNSANIN İMALİ - FAZLI BAYRAM

" Borç sadece ekonomik bir dispozitife indirgenemez; o aynı zamanda yönetilenlerin zamanının ve davranışlarının belirsizliğini azaltmayı hedefleyen, bireysel ve kolektif öznelliklerin denetimine ve yönetimine ilişkin bir güvenlik tekniğidir. Devlet’e, özel sigortalara ve daha genel olarak şirketlere karşı hep daha fazla borçlu hale geliyoruz ve vaatlerimizi yerine getirmek için hayatlarımızın, ‘’insani sermaye’’mizin ‘’girişimcileri’’ olmaya teşvik ve icbar ediliyoruz; tüm maddi, zihinsel ve duygulanımsal ufku muz böylece yeniden biçimlendirilmiş ve alt üst edilmiş bulunuyor." ( Kitabın arka kapağından) Kitabı, Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu tavsiyesi ile aldım ve yüksek lisans öğrencisiyken Uluslararası Muhasebe dersinin dönem ödevlerinden biri olarak okudum. Mahmut Yardımcıoğlu,   1996’da tanıştığım, onu tanıyor olmanın ayrıcalığını yaşadığım, hayatımın anlam iksirlerinden olan değerli bir ağabey. Kendisi üniversite öğrencisiyken ben lise öğrencisiydim. Mahmut Ağabey daha ...

"BİR SAVAŞÇIDIR KALBİM" - FAZLI BAYRAM

Kitabı 2013 yılında Bekir Büyükkurt hediye etti. Daha önce değerli hocam İsmail Göktürk’teki kitaptan kopya ettirmiştim. Öğrenciydim, üniversite yıllarımdı. Lise son sınıftayken bir vesile tanıştığım İsmail Ağabeyin hocalık ettiği işletme bölümünü kazanmıştım. Ağabeyim İsmail Göktürk, artık hukuk hocam olmuştu. İkinci öğretim okuduğum için ders sonraları bazı zamanlarda hocamı ziyaret ederdim hane-i saadetlerinde. Ağabeyim, hocam, büyüğüm, veli nîmetim İsmail Göktürk, birçok çay ikramıyla birlikte gönlümüzü ateşleyen türküleri ardı ardına dinleterek Maltepe sigarası eşliğinde geceye doğru dolu dizgin sürerdi beni. Sonra başucu kitaplarından seçtiği birkaç şiiri okuyup Osman Sarı’nın Bir Savaşçıdır Kalbim’ini açardı. Bu eserin kapağının açılabilmesi için gönlümüz de yüreğimiz de cânımız da mayası vurulacak kıvamda dipdiri olmalıydı. Hocam bizi itina ile hazırlayıp yüreğimizin zırhını giydirip silahını kuşandırır ve kâinatın ahengine ayarladığı şairane sesiyle okumaya başlardı. B...

SAHUR İNLEMELERİ - FAZLI BAYRAM

                                                                                                                                           / Ahmet Abi’ye/ nerede yaşadığın değil nasıl yaşadığın önemli kim olduğun değil nasıl olduğun önemli mesele biraz da hissettiklerin his yaşamın ertesi yaptıkların iyiyse iyi kötüyse kötü hissedersin gördün mü önemli olan kişiler değil sen ben o hiç önemi yok Bütün güzellikler yaşamın bir parçası Ahmet Abi. Bir şeyin yolunda olmak kendisinden güzel. Sen hep muhabbet muhabbet dersin ya. Ben de huzurunda söylenebilecek bir söze sahipsem ya da bir söz söyleme hakkım varsa ki var oldu...

SANAT EVVEL, MUHABBET AHİR - fazlı bayram

Şahsiyetsiz adamdan sanatçı olmaz. Kişilerin bildiği doğruluk parametreleri farklı farklı olabilir ama doğru her zaman kendi parametrelerini kullanır. Yani doğrunun kendisi mutlaktır; insanlar yorumlarken kendi müktesebatlarına göre değişik yorumlayabilirler. Sanatçı ise doğruya yanlışa bakmadan hayatı, eşyayı, manayı, fikri ve hakikati sanatı ile yorumlar. Eğer şahsiyet sahibi değilse eserini tamamlamakta bir şey daima eksik kalır. Şahsiyet sahibi sanatçı ise doğrunun parametrelerinin kendine yansıyan tarafını yorumlama erdemini edinmişse eseri bin yıl yaşar, tabi müessiri olarak kendisi de… Sanatçının egosu sanatını geçemez. Bu, gerçek sanatçılar için. Sanatını egosuyla besleyenler ya da egosuna sanatını basamak edenler tez unutulur. Sanatçı egosunu bırakıp da sanatını kainattan beslerse eğer, ya da kainatı ayna yapıp egosunu görürse… Çünkü kainattaki hiçbir varlık insan kadar aciz değil.   Kürkü yok, pençesi yok, savunma sistemi yok, doğar doğmaz yürüyemiyor bile. Ve yazılım...

FERHAT ALTUN'UN ÖMER FARUK'A YAZDIĞI ŞİİR - fazlı bayram

Şiir burada tüm motifleriyle yerli ve yerinde bir kilim. (Ben yazıda giriş, gelişme, sonuç noktalama sevmem. Böyle başlar yazılarım.) Bütün iklimlerinden gönlün, süzülüp ırmağa dönmüş billur tadında. Zihin, aklın ve fikrin kılcal damarlarının hepsinden başarılıca geçerek kelime serüvenine başlamış. Kelimelerin dizilimine uğraşmamış kimse. Kelimeler kendileri bizatihi dizilip inci gibi oturmuş şiir aynasına. Bu iyi bir şiir. Şiirden anlarım ben. Mehmet Yaşar öğretti döve döve, anlarım ben şiirden. “Şeytan sancağın dikmiş pazara” Modern çağın benimsediği çok da sevdiği kapitalizm bütün ilhamını şeytandan alır. Tacirleri birer illüzyonist. Eskiden çarşıdan alırdık bir tane eve gelirdik bin. Şimdi başka. Her pazarda hile her pazarda yalan. Kim aldığı hangi şeyden ödediği bedelin hakkını alabiliyor bugün? “Zindanlara yabancı ruhum” Şair burada takiye yapmış. Ruhunun zindan olduğunu izhar eylemek yerine bunu setretmeyi denemiş lakin görülene göre ruh zindanında kötülüğü terbi...

MODERN TÜRK MÜNEVVERİ İHSAN FAZLIOĞLU’NUN ESERLERİNE DAİR BİR KAÇ SÖZ(4) VE SON SÖZ - fazlı bayram

8-Sözün Eşiğinde (Kasım 2015) Eşik, bir şeyin arkaya, bir şeyin öne alındığı yer. Geride kalmış, geçilmiş, idrak ederek ya da ifsâd ederek. Şuurunda ve fevkinde olarak ya da bilmeden. Her ne olursa bir şeyin başlangıcına gelmek; açılmasını beklemek kapının. Sözün eşiği neresi? Söz nedir? “ İslam medeniyetinin bir dil medeniyeti olduğu sıkça söylenir. Doğrudur. Ki Kur’an-ı Kerîm’den dolayı dili, hayatın anlamını temellendirmek için hermeneutik(yorum bilgisi) referans noktası hâline getiren İslâm’dır.”   “Ateist bugünkü anlamıyla, her zaman Tanrı-tanımaz demek değil. Kilise kavramı etrafında, Avrupa tarihi ile alakalı olarak elbette, Evren’i, doğayı açıklarken, Evren ile doğanın bilgisini elde ederken, Tanrıya yer vermemektir. Başka bir deyişle, tanrıya ve tanrısal olana beşerî bilgi içinde yer vermemek. Bizim kültürümüzde de bazı kelamcıların tavrı buna benzer.”   “Ahlak sözcüğünün bir makûl olarak üretildiği kadîm gerçeklik küresi artık mevcut değil; ancak ...

MODERN TÜRK MÜNEVVERİ İHSAN FAZLIOĞLU’NUN ESERLERİNE DAİR BİR KAÇ SÖZ(3) - fazlı bayram

5-Kendini Bulmak (Şubat 2015)   İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendin bilmez isen Bu nice okumaktır (olmaktır) Ehl-i ilm bu sözü iyi bilir. Okumak (olmak) insanın en büyük mükellefiyeti. Eşyayı, tabiatı, manayı, fikri, hakikati ve tabi kendini. Bütün mevcudatı ve mevcudatta kendini okumak. Kendi olmak. Kendini olmak. Kendini bulmak ise bir nihayet değil yeni bir başlangıç. Başka bir yönüyle kendine varış yeni bir başlangıçta kendine başlayış. Bilerek ya da bilmeyerek bir kendine varış yolculuğu aslında maceranın tümü. “İman, kendilik-bilincini, ferdiyetini kazanmış kişinin bir tercihi, alâmet-i fârikası ise o zaman kişi olmak ne demektir? İrfânî teşbihte kavs-ı hayat, nüzûl ve urûc (suûd) yaylarından oluşur. İniş yayı bizi beşer kılar; beşer, kendilik bilincini, ferdiyetini kazanarak insanlaşmaya başlar. Ve çıkış/yükseliş yayına girer; çıkış yayında seyr ise kemâl mertebelerine göre, insan-ı kâmil oluncaya değin devam eder.” “Âmen-tu, ferdiyet...

MODERN TÜRK MÜNEVVERİ İHSAN FAZLIOĞLU’NUN ESERLERİNE DAİR BİR KAÇ SÖZ(2) - fazlı bayram

3- Akıllı Türk Makul Tarih (Kasım 2014) Eserde birbirinden değerli yazılar kaleme alınmış ve okurların istifadesine özenle sunulmuştur. Benim nazarımda en önemli yazılardan birisi “Türklerin Manevi ve Fikri Soykırımı” adlı yazıdır. Özenle okunup, irdelenip, idrak edilip, bu yazının icabı üzere harekete geçilmelidir. Her Türk Gencinin defâatle okuması gereken eserin çantalarda taşınmasını, bir bardak çay bir dal tütün içilebilecek her yerde her fırsatta çıkarılıp bir bölüm de olsa okunmasını, birlikte okunup mütalaa edilmesini şiddetle tavsiye ediyorum. Arka kapak yazısını olduğu gibi nakletmem umarım kolaycılık olmaz. “İnsan tabiata doğar, hayatı ise kurar. Hayat hafızayla, geçmişle, tarihle hayat bulur. Tarihi bilmeyen insan, geçmişi bilmeyen insan demek değildir; geleceği bilmeyen, hayatı ön-göremeyen insan demektir. 1000 yıldır bu topraklarda tarih yazmış Türkler, ancak tarihi tecrübelerine mensubiyet; inşa ettikleri medeniyete aidiyet duymakla dik durabildiler. İşte bu den...

MODERN TÜRK MÜNEVVERİ İHSAN FAZLIOĞLU’NUN ESERLERİNE DAİR BİRKAÇ SÖZ (1) - fazlı bayram

Bazı ilim adamlarının, siyasetin kuklası olduğu, bazılarının üç beş kopyala yapıştır ya da Batı’dan çevir yuttur kolaycılığını aydın olmak zannettiği, bazılarının da “Görüyor musunuz ey cahil millet ben ne çok şey biliyorum, bakın ne kadar çok kitap yazdım…” şişinmeciliği ile ilime ve bilime gölge düşürme denîliğini rütbe saydığı bir ülkede; yaptığı çalışmalarla Türk’ün felsefe ve bilim tarihini hakkıyla mercek altına alan İhsan FAZLIOĞLU, kaleme aldığı eserlerle milli ve yerli şuuru uyandıran, aslı hû nesli hû bir ilim adamı, bir mütefekkir, bir münevver.    İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesi olan Fazlıoğlu, Ürdün Üniversitesi (Amman), Arap Bilim Tarihi Enstitüsü (Halep), Oklahoma Üniversitesi (ABD) ve McGill Üniversitesi’nde önemli çalışmalar yapmıştır. Felsefe, bilim ve matematik tarihi üzerine çalışan Fazlıoğlu, vücuda getirdiği eserlerle Türk Kültür ve Medeniyetinin yeteri kadar aydınlatılmamış bazı alanlarını irde...