“üsküdarlıyım, babam boyabatlı, seni seviyorum, iddiasına var mısın?” istanbullu kitabını, yalnız geçirdiğim ikindiüstülerinde büyük bir şevkle, bir dostla muhabbet ediyormuş gibi okudum. zaman zaman yazarla hasbihâl ettim zaman zaman da yazarla birlikte ben de istanbul hasretliği çektim. istanbullu olmasam da böyle böyle istanbul özlemimi giderdim. metin eloğlu hem şairdir hem de ressam. bu vasıfların da üstünde o bir sanatkârdır. ömrünü elinin emeğiyle yaptığı resimleri satarak geçirmiştir. istanbulludur. modern türk şiirinin doruk şairidir, hayatını şiiri uğrunda yaşamıştır. eloğlu’nun şiirlerindeki keşmekeşliğin hikâyelerine de sirayet ettiğini görmek bir okuyucu olarak beni memnun etti. kitap 25 farklı hikâyeden müteşekkil. yayına hazırlayan turgay anar kitaba yazdığı mukaddimede eloğlu’nun üslubu hakkında şunları söylüyor: “Hemen her anlamda “kendi kalmayı” tercih etmiş, kendi kalarak asıl davası olan dili işleme, temizleme, genişletme, arıtma yolunda çalışmalar yapmıştır. Belk...