Ana içeriğe atla

Kayıtlar

KİTAP HEYBESİ etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

METİN ELOĞLU'NUN "İSTANBULLU" KİTABINA DAİR - HASAN BAZI

“üsküdarlıyım, babam boyabatlı, seni seviyorum, iddiasına var mısın?” istanbullu kitabını, yalnız geçirdiğim ikindiüstülerinde büyük bir şevkle, bir dostla muhabbet ediyormuş gibi okudum. zaman zaman yazarla hasbihâl ettim zaman zaman da yazarla birlikte ben de istanbul hasretliği çektim. istanbullu olmasam da böyle böyle istanbul özlemimi giderdim. metin eloğlu hem şairdir hem de ressam. bu vasıfların da üstünde o bir sanatkârdır. ömrünü elinin emeğiyle yaptığı resimleri satarak geçirmiştir. istanbulludur. modern türk şiirinin doruk şairidir, hayatını şiiri uğrunda yaşamıştır. eloğlu’nun şiirlerindeki keşmekeşliğin hikâyelerine de sirayet ettiğini görmek bir okuyucu olarak beni memnun etti. kitap 25 farklı hikâyeden müteşekkil. yayına hazırlayan turgay anar kitaba yazdığı mukaddimede eloğlu’nun üslubu hakkında şunları söylüyor: “Hemen her anlamda “kendi kalmayı” tercih etmiş, kendi kalarak asıl davası olan dili işleme, temizleme, genişletme, arıtma yolunda çalışmalar yapmıştır. Belk...

BORÇLANDIRILMIŞ İNSANIN İMALİ - FAZLI BAYRAM

" Borç sadece ekonomik bir dispozitife indirgenemez; o aynı zamanda yönetilenlerin zamanının ve davranışlarının belirsizliğini azaltmayı hedefleyen, bireysel ve kolektif öznelliklerin denetimine ve yönetimine ilişkin bir güvenlik tekniğidir. Devlet’e, özel sigortalara ve daha genel olarak şirketlere karşı hep daha fazla borçlu hale geliyoruz ve vaatlerimizi yerine getirmek için hayatlarımızın, ‘’insani sermaye’’mizin ‘’girişimcileri’’ olmaya teşvik ve icbar ediliyoruz; tüm maddi, zihinsel ve duygulanımsal ufku muz böylece yeniden biçimlendirilmiş ve alt üst edilmiş bulunuyor." ( Kitabın arka kapağından) Kitabı, Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu tavsiyesi ile aldım ve yüksek lisans öğrencisiyken Uluslararası Muhasebe dersinin dönem ödevlerinden biri olarak okudum. Mahmut Yardımcıoğlu,   1996’da tanıştığım, onu tanıyor olmanın ayrıcalığını yaşadığım, hayatımın anlam iksirlerinden olan değerli bir ağabey. Kendisi üniversite öğrencisiyken ben lise öğrencisiydim. Mahmut Ağabey daha ...

"BİR SAVAŞÇIDIR KALBİM" - FAZLI BAYRAM

Kitabı 2013 yılında Bekir Büyükkurt hediye etti. Daha önce değerli hocam İsmail Göktürk’teki kitaptan kopya ettirmiştim. Öğrenciydim, üniversite yıllarımdı. Lise son sınıftayken bir vesile tanıştığım İsmail Ağabeyin hocalık ettiği işletme bölümünü kazanmıştım. Ağabeyim İsmail Göktürk, artık hukuk hocam olmuştu. İkinci öğretim okuduğum için ders sonraları bazı zamanlarda hocamı ziyaret ederdim hane-i saadetlerinde. Ağabeyim, hocam, büyüğüm, veli nîmetim İsmail Göktürk, birçok çay ikramıyla birlikte gönlümüzü ateşleyen türküleri ardı ardına dinleterek Maltepe sigarası eşliğinde geceye doğru dolu dizgin sürerdi beni. Sonra başucu kitaplarından seçtiği birkaç şiiri okuyup Osman Sarı’nın Bir Savaşçıdır Kalbim’ini açardı. Bu eserin kapağının açılabilmesi için gönlümüz de yüreğimiz de cânımız da mayası vurulacak kıvamda dipdiri olmalıydı. Hocam bizi itina ile hazırlayıp yüreğimizin zırhını giydirip silahını kuşandırır ve kâinatın ahengine ayarladığı şairane sesiyle okumaya başlardı. B...

950 YIL SONRA KUTADGU BİLİG BİZE NE SÖYLER / Enver ÇAPAR

Türk denince akla ahlâk ve adalet gelir. Türkler bu iki vasfı sayesinde yücelmişler ve ayakta kalabilmişlerdir. Tarihe baktığımızda şunu görürüz: Erdemini muhafaza edemeyen ve töresini, dinini yaşayamayanlar Türk olarak varlıklarını sürdürememişlerdir. Zaman geçse de şartlar değişse de insan değişmiyor. İnsanı insan yapan değerler de değişmiyor. Kısaca ahlâk olarak tanımladığımız bu değerler olmadığı zaman insanlar insan dışı bir varlığa dönüşüyor ve felaketler art arda geliyor. Asırlar önce yazılmış olan Kutadgu Bilig, dün de bugün de ihtiyacımız olan şeyin sade ve iyi insan olabilmek olduğunu söylüyor. Hem kolay hem zor; insanlık tarihi kadar eski bir mevzu. Yazılışının 950. yılı olması münasebetiyle 2019 yılı UNESCO tarafından “Kutadgu Bilig Yılı” ilan edildi. Böyle değerlerimizin kıymetini bilmemiz için UNESCO’nun yıl ilan etmesini beklemek gerekmiyor elbette ama bu vesileyle de olsa ülkemizde bu esere dair birçok program tertip edilmesi ve çeşitli faaliyetler yapılması güzel...

ERİC HOFFER VE "DEĞİŞİM SANCISI" ÜZERİNE - ÖMER FARUK BOLAT

Eric Hoffer, Alman asıllı Amerikalı bir yazar. Aynı zamanda hayatını işçilik yaparak sürdürmüş. Kitaplarında derin konulara farklı bakış açılarıyla yaklaşan, keskin bir gözlem yeteneğine sahip sivri zekalı bir adamın düşünceleri hâkim. Yazar ne fanatik ne de elitist. Her şeyden biraz var yazarda. Okunmaya değer birçok kitabı var. Bunların bizim açımızdan önemli olanlarından bir tanesi de Değişim Sancısı. Bu kitaptaki bölümlere baktığımızda genelde Komünizm karşıtlığı görülüyor doğal olarak. Komünizm ve bunun Asya'ya etkileri ve Asya'nın değişimi, ana temalardan birisi. Bu yazıda da kitabın kısa ama etkili ilk iki bölümünü işlemeyi planlıyorum. Kitabın bir bütün olarak ele alınması oldukça zor, çünkü kitap genel bir temadan çok kısa kısa bölümlerle birçok sorunun ele alındığı bir deneme kitabı niteliğinde. Bu yüzden amacımız bizimle alakalı olan önemli bölümlerin eleştirisini yapıp önemli sonuçlar çıkarmaktır. Bunu ne kadar başarabileceğimiz ise artık başkalarının takdirindedi...

TANRI DAĞLARINDAKİ SIR; NUH’UN GEMİSİ - Ö. FURKAN TURNA

Söylenegelenlerin aksini söyleyebilir miyiz? Şayet söyleyeceksek böyle şeyleri biz bize nasıl anlatmalıyız? Haykırsak ürker muhatabımız; mırıldansak kâle alınmaz en mukaddes sırrımız bile… Bu sebeptendir ki sakin ve duru anlatmak gerekir. Yazarımız Emre Özdoğan, bir sağlık memurudur. Hepimize ait bazı tanımlar onda öyle karşılıklar bulmuş olacak ki; damağında kalan tatların, belki binlerce yıllık sancısının dürtüsüyle korku ve heyecanla karışık bir maceraya atılır. Menzil TANRI DAĞLARI’dır, bütün parası memur maaşıdır ve vakti yıllık izni kadar kısıtlıdır. Maceralarını ve araştırmalarını bu kitapla bize anlatır. Kitap, üç ana bölümden oluşmaktadır. 1.NİÇİN ARANILAN YERLERDE DEĞİL? Atamız Hz. Nuh’un gemisinin nerede olduğuna dair türlü türlü rivayetler bulunmaktadır. Kimi ilahi kitaplardan çıkarımlar, kimi binlerce yıllık anlatılar, efsaneler, mitler, daha neler neler… Amerikalı dernekler ve vakıflar, astronotlar, Türk gezginler, Rus askerler, Fransız keşif ekipleri, Alm...

“NASİHATNAME I: FESUPHANALLAH” - HASAN CAN ERDEM

Kendisine ilk kez, internette dolaştığım bir sırada denk gelmiştim. “Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri” programında bir konuşma yapıyordu ve salondaki bürokratları edepsizlik yapmaksızın yerden yere vuruyordu adeta. Hatta bu işi öylesine büyük bir uzmanlıkla yapıyordu ki salondakiler dahi kendilerine saydırıldığının farkında değillerdi. Aklım şaşmış ve kendisini araştırmaya koyulmuştum. Meğerse bu hanımefendi Alev Alatlı imiş. Kimi dostlara, büyüklere danıştıkça, araştırdıkça gördüm ki kendisi sayılı dürüst ve dobra aydınlarımızdanmış. Yaz tatilinin vermiş olduğu rehavet halinden de kaynaklı olarak hiç değilse vaktimiz boşa ölmesin diyerek Alatlı Hoca’nın katılmış olduğu programları takip ediyordum. TRT 2’de yayınlanıp düzenli olarak Youtube’a da yüklenen bir programı vardı. Programın adı “İhmal Edilebilir Nasihatler” ve bugün itibariyle 44. Bölümü yayınlanmakta. O programın bölümlerinden bir tanesinde yapılmıştı “Nasihatname” serisinin tanıtımı da. Serinin 11 kita...

“YİNE SAÇLARIMI KOKUTUR MUSUN? - HİDAYET BAĞCI

Her şey “Şehre giden yol, Harmancık köyünün sırtını dayadığı Zambak Tepesi'nin köye bakan yüzünün bir yılan gibi kıvrıla kıvrıla, köyü, tam ortasından ikiye bölerek akan dereye iner.” diye başlayan cümlelerle yol alır ve bir solukta okuduğunuzun dahi farkına varamayacağınız Hasan EJDERHA’nın kaleme aldığı “SOKAKBAŞI” romanı ile başlar, bitmez! devam eder. 10 Temmuz 1962 Tarihinde Kahramanmaraş'ın Karadere kasabasında doğan Hasan EJDERHA, İlkokulu doğduğu yerde, Ortaöğrenimini Kahramanmaraş’ta, Anadolu Üniversitesinde lisans eğitimini tamamlamıştır. 1980 Yılında bir grup arkadaşıyla TOMURCUK Sanat-Edebiyat Dergisini çıkarmış Tomurcuk Dergisinin Genel Yayın yönetmenliğini yapmıştır. 1985 yılında bir süre serbest muhasebecilik yaptıktan sonra, 1987 yılında Kahramanmaraş Valiliğinde Memuriyete başlamış, 1994-1995 yılları arasında Karadere Belediyesinde Hesap İşleri müdürlüğü yapmıştır. 1997 Yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine naklen geçmiş ve burada KSÜ Kütüphanesinde...

ÇIRPINIP İÇİNDE DÖNDÜĞÜM DENİZ - UFUK TÜRK

Çırpınıp içinde döndüğüm deniz Dalgalanır coşar ürüzgarından Mevce gelip cuş eyleyen aşkımız Ah çektikçe kaynar gelir derinden Veysel böyle figan ediyordu uçsuz bucaksız bozkırın sapsarı ekin tarlalarından. Irgat soğuğu yüreğiyle gâh masmavi bir gökyüzüne, gâh bir çiğdem çiçeğine götürüyor bizi. Sivas’ın kaderine belli ki efsunlu bir türkü çalınmış ve asırlardır ocaklarından türkü dumanı tütüyor. Elimdeki kitap da Veysel’in türkülerinde olduğu gibi Sivas ellerinden tüm bozkırdaki yoksulluk, gurbet, ayrılık diyarlarına götürüyor bizi. Çocukluğumuza, gençliğimize, eve ekmek getiren babalara, elleri nasırlı ninelere, hâsılı Anadolumuzun derde gark olmuş topraklarına götürüyor bizi. Kitabına Veysel’in türküsünün adını veren yazar Hüseyin Kaya, farklı zamanlarda yazdığı denemelerini bu kitapta topladı. Aynı zamanda şair de olan Hüseyin Kaya, “bizim hikâyemizi“ yazmış. Derya coşar inci saçar kenara Aşk ehli dayanır ateşe kora Bülbüller gül için gelmişler kara Seherler u...

“YENİLGİDEN DÖNERKEN” - HİDAYET BAĞCI

Her insanın okudukça ruhunu yakalayan bir kitabı ya da bir yazarı vardır. Bu kimi zaman bir kelimeden bir cümleden bir harften ibaret olsa da diğer yazarlar ya da kitaplar gibi ruha renk verir. Aslolan okudukça ruhun uyumuna denk olan kitap dostluğunu kurabilmektir. 1969 yılında Erzincan’da doğan yazar Ali AYÇİL ilk, orta ve lise eğitimini Erzincan’da tamamlamıştır. Erzurum Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünü bitirmiştir. Şiirleri ve şiir üzerine yazıları Dergâh, Hece, Kitaplık gibi dergilerde yayınlanmıştır. Eserleri; Arastanın Son Çırağı (Şiir), Naz Bitti (Şiir), Bir Japon Nasıl Ölür? (Şiir), Sur Kenti Hikayeleri (Hikâye), Ceviz Sandıklar ve Para Kasaları (Deneme), Kovulmuşların Evi (Deneme), Yenilgiden Dönerken (Deneme).     Yazar Hasan EJDERHA’ ya göre Ali AYÇİL’in kıymeti şurada, “Son zamanların değerli yazarlarından biri ve okunması gerekir.” diyerek vurguladığı bir yazar. Mustafa KUTLU’ya göre ise şehirleri kapsayan çevre kirlil...