Ana içeriğe atla

Kayıtlar

M. CİHAN ALLİŞ etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BİR ŞAŞI GÖZ - M. CİHAN ALLİŞ

  Efendim merhabalar. Ben 67 yaşında, 8 çocuk babası, eşini toprağa vermiş, torunlarının isimlerini birbirine karıştıran, günde 20 farklı ilaç tüketen, birkaç kez Hacca gidip “Hacı”; biraz para kazanıp da eli bol olunca “ağa” olarak anılan bir ihtiyarım. Köylüm sağ olsun, “Hacı” olarak da “ağa” olarak da “Hacı Ağa” olarak da beni bildi. Ben de yıllarımı bu yakıştırmalara layık olmaya çalışarak geçirdim. Arada sırada da “El alem ne der?” endişesinden ailemi müşkül durumda bıraktım. Haklarını helal etsinler. Bakmayın böyle tek nefeste derdimi anlatabildiğime. Bu toprakların her ihtiyar adamı gibi derdini anlatmaktan acizim ben de. Dert benim de, anlatan ben değilim bu sefer. Sebze meyve sattığım, ömrümü verdiğim ve nice ömürleri de çürüten hal dükkanıma kara bir oğlan geldi. “Hikâye Malzemesi Dükkânı” diye bir yerde çalışıyormuş. Harçlık vermek için elimi cebime attığımda beni ikaz edip “Hacı Emmi hele 2 çay söyle de içelim.” dedi.    Ne iş yaptığını anlamadım ama küçük esn...

"BİR BANKANIN NEDEN YAYINEVİ OLUR?" - M. CİHAN ALLİŞ

İstasyonlarda ve metroda geçirdiğim kısa vakitlerimi değerlendirmek amacıyla ikinci el kitap satan bir yerden aldığım, İş Bankası Kültür Yayınları’ndan “Yazarlarımızdan Öyküler” adıyla yayınlanan çocuk hikâyeleri derlemesini çeşitli duygular içerisinde okuyup bitirdim. Çeşitli duygu ve düşünceler ile de bu yazı yazılmış oldu.  Kitap, 2010 yılında ilkokul öğrencilerine “Karneni Göster Kitabını Al” çalışması kapsamında armağan edilmiş. İçerisinde on beş öykü barındırıyor. Editörlüğünü Ali Alkan İnal’ın yaptığı kitapta önsöz ya da sunuş kısmı Doğan Hızlan tarafından yazılmış. İçeriğinden bahsetmeden evvel cevabını aradığım bir sorunun üzerinden ilerlemekte fayda var: "Bir bankanın neden yayınevi olur?" Amacı, herhangi bir yol ile daha fazla kâr etmek ya da çokça para döndürmek olan bir kuruluşun sadece kâr ve para için kitap bastığını düşünemeyiz. Yayınlarının kalitesini ve telif haklarını hesaba katacak olursak amacın maddi olmadığını açıkça görebiliriz. Öyleyse YKY ve İB...

KÖSE KADI VEYA "KAN ANCAK İNANÇLA DEVREDERSE İKLİMİNİ BULUR." - M. CİHAN ALLİŞ

  Ankara’nın soğuk mevsimlerinde dostlarla “birlikte kitap okuyalım” dedik. Kitabın belirlenmesi oldukça uzun sürdü. Araya farklı muhabbetler, çaylar, dumanlar karıştı. Şair bir dost tozlanmış bir sırrı ortaya çıkarır gibi “Bahaeddin Özkişi” ismini zikretti. Birçoğumuzun ilk defa duyduğu Bahaeddin Özkişi’nin Köse Kadı kitabı bir hafta içerisinde hepimizin elindeydi. Okumaya başlayanlarımız kitabı belden yukarıda taşıyorlardı. Adilhan’daki sahaflardan alınan aynı kitabın birbirinden farklı baskıları masamızı oldukça renklendiriyordu. Bendeki baskı yeni sayılırdı. Köse Kadı’nın devamı niteliğinde olan Uçtaki Adam kitabı ile beraber almıştım. Sonraları Erzincan’daki dostum Miraç’tan 1974 baskı, yeşil kapaklı bir Köse Kadı hediyesi aldım. Dededen toruna öğretmen bir ailenin kitaplığından çıkıp elime konmuş kıymetli bir hediyeydi. İlk sayfasında kitabın son sahibi olan torunun ve babasının isimleri yazılıydı. Bir heves tekrar başına oturdum kitabın. “Yağmur, üç gündür devam ediy...

YAŞAYAN İNSAN İLMİHALİ - M. CİHAN ALLİŞ

Lise yıllarında ziyaretine gittiğimiz Ali Yurtgezen Hocamızdan delikanlılığın da verdiği bir ateş ile kitap tavsiyesi istemeye yüz bulduk. Azar azar okuyup sayfalarca yazmaya çalışan gençler olarak Ali Hocamızdan Türk-İslam Ülküsü, İdeolocya Örgüsü gibi kalın kalın, taşımakta zorlanacağımız ya da ismini hiç duymadığımız ama duyunca dua sanacağımız türden cilt cilt eserleri tavsiye etmesini bekliyorduk. Diş geçiremeyeceğimizi bildiğimiz kitaplara Genç Osman’ın olmayan bıyıklarına tarağı geçirdiği gibi diş geçirmek istiyorduk. Ancak Hocam gayet kendinden emin ve rahat bir şekilde: “İlmihal okunabilir. Bunun yanında tefsir okumaları da yapılabilir.” Buyurdu. Başka bir yerden duysak kulak ardı edebileceğimiz bu tavsiyeye şaşkınlık ve kırık umutlarla şöyle cevap verdik: “Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslam İlmihali ve Elmalılı Tefsiri mi Hocam?” Ali Hocam bunu da tasdikledikten sonra yapacak pek bir şey kalmıyordu. Gençlik hayalleriyle en dip en ulaşılmaz meselelere yöneli...