Ana içeriğe atla

Kayıtlar

A. ENBİYA UZDİL etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

MENKIBE - AHMET ENBİYA UZDİL

Bir kaya koptu Yuvarlandı Kapandı Mağaranın ağzı Hapsoldum Yakarışıma katık yapacak Azığım yok Kalmadı senden sığınacağım bir hayal Mağaradayım ve yalnızım Her şey, hiçbir şeyle iç içe Artık ne önemi var diyorum Mahşer koptu Ve Bana dokunmadın Devrilmedi üzerime bir dağ Boğmadı su Yakmadı ateş Ama kalmadı yeryüzünde Tek bir ayak sesi de Yine de ben anlamadım Madem yalnız istiyordun Ve madem Nereye gidersem gideyim Tutup tutup aynı yerden yeniden başlayacaktım Neden gezdim bunca zaman boşlukta Neden koptu tufan Ben gemideyken Böyle yazdım ve durdum Sol cebimde iki paket vardı Birini açtım Boş! Dedim ya Anlamıyorum bu işlerden Yine de Söyle ne olur Ne yapmalıyım

"SORULARIN PEŞİNDE" - A. ENBİYA UZDİL

Bir dost ile bir yıldan fazla zamanı geride bıraktığımız kitap okuma programında bu ay yeni bir kitaba başladık. Bu kitap, İhsan Fazlıoğlu hocanın 2015 yılının kasım ayında ilk baskısını yapmış olan Soruların Peşinde kitabı... Felsefe-bilim tarihi, matematik tarihi ve felsefesi üzerine çalışmalar yürüten, aynı zamanda Türk tarihi içerisindeki gelişmeleri yazma eser kaynaklarına dayanarak inceleyen İhsan Fazlıoğlu hoca soru cevap usulüyle kaleme alınmış olan bu kitabında Selçuklu - Osmanlı - İslam tarihindeki meseleleri nazari planda ele almış. Kitabında, "Eşyanın, hayvanın bir geçmişi vardır ama tarihi yoktur. Geçmiş ancak ondan ibret alındığı vakit tarih haline gelir." diyerek bu alandaki çalışmalarından maksadını ifade ettiği gibi, ibret almaktan maksadının ise idrak etmek olduğunu söylemektedir. İhsan Fazlıoğlu'na göre, tarihten ibret almamız, tarihi idrak edebilmemiz için geleceğe ilişkin bir projemizin olması gerekir, aksi halde yapılan okuma ve incelemelerin n...

BURSA-1 - A. ENBİYA UZDİL

Ensar'ın “Haydi” demesiyle birbirini takip eden meçhul bir maceraya, bir seyahatler dizisine atılmış olduk. Cuma gününe yola çıkmaya niyet ettiğimizde günlerden salıydı. Aradaki iki gün içerisinde de plan yapmaya bir türlü fırsat bulamamıştık. Aklımızda son durağı Bursa olmak üzere bir rota ve birkaç şehir ismi vardı sadece. Nereye nasıl ulaşacağımızı, nerde kalacağımızı ne yiyip ne içeceğimizi bilmeden sırt çantamıza bir ceket, pantolon ve gömlek koyarak hazırlığımızı tamamladık. Yolcunun halini Allah bilir demişler ya, bizim de tüm hesabımız işte o kadardı, Bursa'yı ilk kez bundan bir yıl önce Cihan'la birlikte ziyaret etmiştik. Kadıköy'den kalkan İDO'ya yetişmek için sabahın bizce erken bir saatinde koşturmaya başlamış, öğlene doğru Mudanya'ya ulaşıp, gün boyu şehri yürüyerek bir baştan bir başa dolaşmıştık. Bu sebepten Ensar'la yaptığımız bu ikinci ziyarette, şehrin o kadar yabancısı sayılmazdım ancak gece yarısına az bir zaman kala otogar tarafında in...

MUSTAFA ÇİFTÇİ İLE TANIŞMA - A. ENBİYA UZDİL

Evvela bir dostun yazısında, sonra da başka bir dost ile muhabbet ederken rasgelmiştim ismine. Bu abi, Anadolu'nun Yozgat vilayetinde memleket hikayeleri derliyor, dört bucağına dağıtıyordu. Hemen hemen herkesin başından, yanından, yakınından geçmiş olan gurbet, yoksulluk, ayrılık ve tabi ki sevda hikayelerini anlatıyordu kitaplarında. Dedim ya birkaç defa ismine rastlamıştım amma henüz kitaplarını elime alıp da sayfalarını karıştırmak nasip olmamıştı o zamana kadar. Anadolu hikâyeleri yazanlara karşı gezip görmedikleri, eğilip dokunmadıkları, sesine kulak verip dinlemedikleri bir hikâyeyi, yazmış olmak için yazdıklarını düşünerek bir önyargı besliyordum. Bu sebeple de tanıyıp bildiğim birkaç isim dışındaki kişilerin kitaplarını okumaktan imtina ediyordum. Necip Fazıl Edebiyat Ödülleri'nde yaptığı o mütevazi konuşmasını bir vesile izledikten sonra Mustafa Çiftçi'nin bu güruhtan olamayacak kadar içli bir yüreği göğsünde taşıyor olduğuna kanaat getirerek okumaya karar ver...